High Score Girl I ve II

Bugün sizler az evvel yeni bitirdiğim anime olan High Score Girl I ve II’yi dilimin döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Bu seri bir Netflix animesi olduğunu ekleyerek, girişi bitireyim.

1. Sezon

Önce bu serinin ne olduğundan bahsedeyim. Seri 1991’li yıllarda yaşayan 6. sınıf öğrencisi olan Yaguchi Haruo deli gibi arcade oyun türlerini oynayan bir kişidir ve bir gün karşısına Akira Oono çıkar, tüm erkek oyuncuların hepsini yener ve ana karakterin dikkatini çekmeyi başarır, zamanla bu ikilinin aşkı büyür. Seri bu iki kişinin etrafında döner ama en büyük ağırlığını sadece Yaguchi Haruo‘ya yapılmıştır. Tabii bir kız daha var, o kızın adıysa Koharu Hidaka. Bu ikinci kız oyunlara başta çok meraklı değildi, zamanla Yaguchi Haruo‘yu tanıdıkça o da bu oyunlara merak sarmıştır.

Hikaye kabaca üstteki gibidir, ilk sezonundan eleştirmeye başlayayım. İlk sezonu gayet tatlış bir sezondu, ilk sezonun son bölümünü çöpe atayım ve geri kalan kısımları için konuşmaya başlayayım. O dönemki oyunların tasarımlarını ve o ortamı birebir yapmaları oldukça hoşnut kaldım. Her karakterin kendine has artı ve eksi yanların olması çok iyiydi, bu seriye biraz gerçeklik katmıştır. Oyundaki karakterlerin davranışsal olarak biraz yapaylık hissettim, bazı karakterlerin diyaloglarında bunu aldığımı fark ettim ama seriyi yine de öldürmedi. Yinede bunlara rağmen ilk sezonu izlemen yeterlidir, ikinci sezon fiyasko.

Gelelim genel tasarıma, ortamlar, karakterler, oyunlar ve dünya tasarımı çok iyi tasarlanmıştı ama sorunları vardı. Grafik sisteminden midir bilemem ama ilk sezonun sonlarına doğru animasyonlar bazen geç başladığını gözledim ve bu çok hoş değildi ama en azından beni seriden soğutmadığını söylemem mümkündü. Son olarak renk geçişinden bahsedeyim, bir şey eksik hissine kapılıyorsun ama gerçekten ne olduğunu bulamıyorsun, bu dediğim şey benim içinde geçerlidir.

Ses tasarımı güzeldi, en azından karakter ve oyunlardaki sesler hoş bir detay olmuş. Normalde eski oyunlarda karakter konuşmaz, çünkü o zamanlar için ulaşılması zor bir teknolojiydi. Oyunların sesi derken, oyunun animasyon veya ortam sesinden bahsediyorum. Sırada müzik tasarımına geçeyim ne desemki, müziği eh işte. Serideki müzikler, kendini bana çekemediği için o kısımları atlıyorum.

2. Sezon

İkinci sezonu izlemeye değmez, ilk sezonda ne oluyorsa neredeyse hemen hemen aynısı oluyor? Birinci sezonda 5. bölümde giden Akira Oono, 2. sezonda 9. yani son bölümde gidiyor. Bizim oğlan son bölüme kadar hemen hemen aynı şeyleri yaşıyor, yeni olayları yazayım senin için. Sırasını hatırlamıyorum ama yinede okumaya devam edin. İlk aklıma gelen olay, yukarıdaki resimdeki iki kız birbirlerine karşı meydan okuyor. Bu meydan okumayı kazanan Akira Oono‘dur. Onun dışında, iki grup çetenin oyun savaşı vardı ve kazanan kişiyse Koharu Hidaka‘dır. Onun dışında başka yeni bir olay olmadığını söylemem mümkün.

Gelelim serinin çizimlerine, ilk sezondaki çizim stilini korumayı başarmışlar. Genellikle sonraki sezonlarda bu stili mahvederler ama bu stilde kalmaları akıllıca. İlk sezondaki animasyonun geç başlama sorununun aşmayı başarmışlar. Bunun dışında grafiksel olarak renk tonu gayet düzgünce yapıldığını söylemem mümkün, ilk sezondaki gibi değil ve güzelce sistem oturmuştur diyebilirim.

Yeni sesler eklenmiş ve müzikler ise değiştirilmiştir. Oyunların sesleri de keza öyle ama arcade oyun dükkanın sesleri aynıydı. Müzik konusunda diyeceğim çok şey yok, ilk sezondaki gibi müzik yerlerini atladım. Son olarak, ses ve müzikle alakalı şunu diyeceğim, eski ses sanatçılarını kullanmaları harika fikirdir.

Son

Toparlayacak olursam, bu seriyi izlemek istiyorsan ikinci sezonunu boş geçmeni öneriyorum ama yine de genel olarak izlenebilir bir seridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir