Dream Field 05/50: Trabzon’a Gidiyoruz

Gloria Warner’in arabasının içinde Asena Deniz arka koltukta otururken, Gloria Warner ise arabanın şoför koltuğundadır ve hastaneye doğru gidiyorlar.

HASTANEYE GİDEN YOL

SAAT: 23:00

Asena Deniz (Ağlamaklı): Neden, neden, neden kaçıp duruyor ki sanki?

Gloria Warner (Soğuk kanlı sakinlik): Bunun cevabını ben veremem, verebilecek biri varsa sadece sen verebilirsin.

Asena Deniz (Göz yaşlarını silen salya surat ile): Ha? Ne söylememi bekliyorsun ki?

Gloria Warner (Sakince): Bu çocuk çok kaçıyorsa bunun tek sorumlusu çevresidir.

Asena Deniz (Sinir ve ağlama karışık): Suçlu ben miyim diyorsun?

Gloria Warner (Sakince): Aslında biraz öyle.

Asena Deniz (Sinirli): YANİ BEN Mİ SUÇLU OLDUM ŞİMDİ, TEK YAPTIĞIM KARDEŞİME BAKMAKKEN!

Gloria Warner (Sakince): Heey sakin ol suçlu sen değilsin sadece ortağısın gibi, bu çocuğa nasıl davranıyorsunuz?

Asena Deniz (Sakinleşir): Bir engelliye nasıl davranılması gerekiliyorsa öyle.

Gloria Warner (Sakince): Kendin itiraf ettin.

Asena Deniz (Sakince): Neyi?

Gloria Warner (Sakince): O bir çocuk, engelli bile olsa. Ona normal davranmak zorundasın Asena!

Asena Deniz (Sakince): Olabildiğince düzgün davranıyorum zaten, ama o bir engelli çoğu şeyi yapamaz.

Gloria Warner (Sakince): Yapabilir.

Asena Deniz (Sakince): Nasıl?

Gloria Warner (Sakince): Ayhan’a bak mesela , kendisi bir engelli ama farkettiğim kadarıyla takımda ki herkesten daha iyi oynuyor.

Asena Deniz (Sakince): Ama o büyük biri, benim kardeşim ise çok küçük biri.

Gloria Warner (Sakince): Ama biliyorsun o da bir insan. O da hayalleri olan biri.

Asena Deniz (Sakince): Kardeşimin hastanede olmasının sebebini biliyor musun?

Gloria Warner (Sakince): Hayır!

Asena Deniz (Sakince): Kalp hastalığı var.

Gloria Warner (Şaşırır): Ne? Kalp hastalığı mı?

Asena Deniz (Sakince): Geldik, hastaneye.

Gloria Warner (Sakinleşir): Tamam.

Arabasını boş bir yere park ederler ve arabadan inip, hastanenin dışını aramaya başlarken o sırada Derya Deniz’e denk gelirler.

Derya Deniz (Endişeli): Asena! (Sakince)Kardeşimizi arayalım ve bu sefer aile meselesine Almanı da karıştırmışsın.

Gloria Warner (Sinirlenir): Sizin cidden sorununuz ne?

Derya Deniz (Sinirlenir): Sana mı oracağız alman?

Gloria Warner (Sinirlenir): Sen çok asabi bir ablasın.

Derya & Asena Deniz (Sinirlenir): Sana mı soracağız?

Asena Deniz (Sakinleşir): Şşşt! İçimdeki ses, kardeşimizin buralarda bir yerlerde olabileceğini düşünüyorum. Hadi koşa koşa bulalım.

Kardeşlerini bulan Asena ve Derya Deniz sessizce kardeşlerini izlerler, ayrıca Gloria Warner’da izler. Selin Güneş’e doğru top hızla gelir ve Selin Güneş önce sol elini soldan başlayıp, sağa doğru çeker ve gelen top suyun içine girer. Arkasından sağ elini havaya kaldırır, gelen topa elini indirir ve su gider.

Selin Deniz (Sakince): Su Sıçraması!

Topu tutar ve top ileriye doğru gider.

Gloria Warner (Şaşırır): Ayhan gibisin ama değilsin!

Derya Deniz (Sinirlenir): Senin her gün hastaneden kaçmamanı nasıl engelleyeceğiz?

Selin Güneş (Sinirlenir): Derya abla, futbolu çok seviyorum.

Asena Deniz (Sinirlenir): Bayılmandan biz yorulduk ama sen sürekli bayılmaktan yorulmadıysan bir şey diyemeyeceğim.

Gloria Warner (Sakinleşir): Kızlar, sakin olun.

Gloria Warner yavaşça Selin Güneş’e doğru yaklaşır ve sol kulağına yaklaşarak

Gloria Warner (Sakince): Hastaneden kaçmayacağına söz verirsen, seni eğitirim.

Selin Güneş (Heyecanlanır): Nasıl olacak ki? Doktorlar, topu yasakladılar.

Gloria Warner (Sakince): Kaçıp, gizlice çalıştığın için olabilir.

O sırada doktor gelir ve;

Prof. Dr. Metin Gökbulut (Sakince): Selin kızım, artık kaçma. Derdin neyse, bize anlat.

Selin Güneş (Korkarak): Lütfen bana kızmayın.

Dedikten kısa zaman sonra bayılır.

Prof. Dr. Metin Gökbulut, Asena Deniz, Derya Deniz ve Gloria Warner koşarak Selin Güneş’in yanına gelir, Asena Deniz kardeşini kucağına alarak hastane odasına götürür. O sırada Ayhan Gazi Gülcü ve şoförüyle birlikte yoldalar ve gidilecek yerse Ayhan Gazi Gülcü’nün evidir.

Şoför (Sakince): Sen Selim Yukarıçukur’a güveniyor musun?

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Güvenmiyorum, adamda bir bit yeniği var.

Şoför (Sakince): Anlaşılan, adamın gerçek niyetini anlamışsın.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): O toplantıda adamın gözleri farıl farıl dönüyordu şoför.

Şoför (Sakince): Aynen herif nasıl bir kafadaysa?

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Anlaşılan adam ortalığı karıştıracak ama şimdilik ayak işlerini yapalım, sonrasını da zamanı geldiğinde düşünürüz.

Şoför (Sakince): Güzel, planını zamanı gelince anlatırsın. Şimdi ben sana kendimi tanıtmam lazım. Benim adım, Yakuza Matsuya’dır. Eskiden futbolcuydum ama bir kaç ay önce, bırakmak zorunda kaldım.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Sebebi nedir?

Yakuza Matsuya (Sakince): Ayağımı kaydırdılar, çok fazla başarılıydım ve bu adam benim futbol oynama mı istemedi.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Çok mu kötüydün?

Yakuza Matsuya (Sakince): Hayır, çok iyiydim.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Seni neden kaydırdılar anlatsana, Yakuza.

Yakuza Matsuya (Sakince): Tamam. Futbol dönemimde bir İspanyol rakiple karşı karşıya geldik. Rakibinin adı: Revolución Estelar FC’de oynayan Alex Emsold ve Sergio Emsold kardeşleri beni kendi kullandıkları özel teknikleri sayesinde beni sakatlamayı denediler ve başaramayınca benim arabamın içine, silah koyarlar ve beni şikayet edilir, arkasından 1 ay tutuklanır ve futboldan men edilirim.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Bu iki isim çok tanıdık, ülkemizde bir takım bunları satın almıştı. İntikamını almamı ister misin?

Yakuza Matsuya (Sinirlenir): Hayır dostum, çok dikkat çekersin. (Sakinleşir) İntikam işini daha sonraya saklamalısın, NEET organizasyonuna katıldığın için her takımın ve koçların önünde olacaksın. Bu yüzden dikkatli olmalısın.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Tamam şoför bey, evime geldik.

Sizi şimdi Asena Deniz’in bayılmış durumda olankardeşinin yanına götürelim.

HASTANE – SELİN GÜNEŞ’İN ODASI

SAAT: 23:30

Selin Güneş yatağında baygın vaziyette yatarken, solunda Asena Deniz ve Gloria Warner, sağındaysa Prof. Dr. Metin Gökbulut ve Gloria Warner var.

Prof. Dr. Metin Gökbulut (Sinirli): Söyleyin bakalım, bu sefer gerçekten suçlu kim?

Asena Deniz (Sakince): Doktor, bu sefer suçlu Gloria Warner!

Gloria Warner (Sinirli): Ben sadece kızı hastanenin içinde tutmaya çalışıyor olmamdı. Sizin cidden beyninizde bi’problem var.

Derya Deniz (Sakince): İlk defa Alman’a katılıyorum.

Gloria Warner (Şaşırır): Oh, bunu beklemiyordum. (Sakinleşir) Geleyim asıl meseleye, bu kızın kalp sorunu ne zamandan beri var?

Prof. Dr. Metin Gökbulut (Sakinleşir): 1 aylıktan beri var.

Gloria Warner (Şaşırır): Ne?!(Sakinleşir) O zaman çok zorlu bir çocukluk geçirmiştir. Ben şunu merak ediyorum, aileniz neden gelmedi hastaneye?

Derya Deniz (Sinirlenir): Babam gibi bir canavar varken, annemin hastaneye gelmesini beklemen zaten saçma olur.

Prof. Dr. Metin Gökbulut (Sakince): Hasta ziyaretiniz bittiyse, hastanın uyuması lazım.

Prof. Dr. Metin Gökbulut ve Selin Güneş hariç oradaki herkes odadan çıkar.

SELİN GÜNEŞ’İN ODASININ KAPI ÖNÜ

SAAT: 23:50

Asena Deniz (Sakince): Yarın maç var, Trabzon’a doğru yola çıkmamız gerekiyor.

Gloria Warner (Sakinleşir): Doğru dedin, ikinizi de eve bırakabilirim. Bu saatte otobüs olmadığı için, onca yolu yürümenizi istemiyorum açıkçası.

Derya Deniz (Sakince): Haklısın, bu saatte otobüs geçmez. O yüzden bizi evimize bırakırsın.

Yolda hiçbir konuşma olmadan Asena & Derya Deniz’in evine vardıklarında arabadan inerler ve eve girerler, Gloria Warner ise arabadan inmeden oradan ayrılır.

DENİZ’LERİN EVİ KAPI ÖNÜ

SAAT: 24:10

Asena Deniz (Sinirlenir): Abla, bu saatten sonra sana yardımcı olamayacağım. (Sakinleşir) Senin bu sorumsuzluğundan dolayı çok usandım, kardeşimin maçlara götürmüyorsun ve asla maç izletmiyorsun. O zamandan beri, çoğu gece hastaneden firar ediyor.

Derya Deniz (Sinirlenir): Ne yani, şimdi suçlu ben miyim?

Asena Deniz (Sakince): Abla, suçlu hepimiziz. Çocuğu hastanede bir başına bırakıp, hayatımızın peşinden gittik. Bunu anlamamız lazım, onu da arada birde olsa ziyaret etmeliyiz ve beraberce bir şeyler yapmalıyız.

Bunu duyan anne Deniz çıkar ve çocuklarına kapısını açar. Derya ve Asena odalarına dağılırlar.

Maç sabahı herkes yatağından kalkar ve yemeklerini yedikten sonra, herkes öğlene kadar serbest oldukları için, kimisi bilgisayarda oyun oynar. Kimisi öğlene kadar sahada geçirir. Asena Deniz ve Derya Deniz sürekli ihmal ettikleri kardeşiyle vakit geçirir. Koç ve Manajerde hazırlıklarına başlar. Öğlen olunca;

Özge Çetin’in Evi

Saat: 12:00

Koç Özge Çetin (Düşünceli): Kardeşim (Manajer Ezgi Çetin’e bakarak), sence Ayhan bugünki maçı nasıl oynar?

Manajer Ezgi Çetin (Sakince): Yine şut çekecek ve o şutuda gole çevirecektir.

Koç Özge Çetin (Endişeli): Endişelenmiyor musun? Çocuğun ne yapacağını kestiremiyoruz? İlk maçtaki o aurayı sen hissetmedin mi?

Manajer Ezgi Çetin (Sakince): Endişelenme abla, o bu işi çözecektir. Asıl meseleye odaklanalım, Trabzon Hamsisi FC’yi nasıl yeneceğiz?

Koç Özge Çetin (Sakinleşir): Rakibin planları var mı bilmiyorum ama NEET oyuncusu gözümü korkutuyor.

Manajer Ezgi Çetin (Sakince): Jordan Pickford‘tan bahsediyorsun, o kişi genellikle umursamaz bir tip oyuncudur ama rakiplerin başlarına belalar açıyor ama buna rağmen, ağır bir zaafı var.

Koç Özge Çetin (Sakince): Hatırladığım kadarıyla, adam ateşten korkuyor. Ona bir güzel ateşi tanıştırtalım diyorum.

Manajer Ezgi Çetin (Sakince): Asıl sorunumuz, takımda yedeğin olmamasıdır onu nasıl aşacağız?

Koç Özge Çetin (Sakince): O sorun zamanla çözülecektir ve bu sayede takım toparlayacaktır, bu kadar laflama yeter.

O sırada Yakuza Matsuya ve Ayhan Gazi Gülcü kendi arabasıyla Gevher Nesibe FC Stadyum’una doğru yola koyulurken görünür.

Gevher Nesibe FC Stadyumu’na 5 km kala

Saat: 12:00

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Söyle bakalım Yakuza, karşı takım hakkında ne biliyorsun?

Yakuza Matsuya (Sakince): Rakibimizin adı: Trabzon Hamsisi FC’dir, kısaltma adıysa TRA’dır. Koçları: Nihat Gökdeniz ve manajerlerin adıysa Aslısu Derya‘dır. Aynı zamanda Özge Çetin’in çocuğuda o takımda yer almaktadır. Elif Çetin’dir, çok güçlü değil ama rakibe nefes aldırmamasıyla ünlüdür.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Özellikle dikkat etmemi istediğin isim var mı?

Yakuza Matsuya (Sakince): Evet ama fazla isim var. Sana söylesem iyi olacak. Bu isimler, Kenan Göğebakan, Celal Tunç, Ziya Durmaz, Andreas Granqvist ve kalecileri olan Jordan Pickford’a dikkat etmelisin. Yinelemekte fayda var, bugün Trabzon’a Gidiyoruz!

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Beni rahatsız eden kişiler sence kimdir Yakuza?

Yakuza Matsuya (Sakince): Bana sorarsan, seni rahatsız edenlerin başı Serkan Yukarıçukur’a doğru gider ama şüphelenmemiş gibi davranmakta fayda var.

Ayhan Gazi Gülcü (Düşünceli): Peki nedeni nedir?

Yakuza Matsuya (Sakince): Yeterince açık değil mi Ayhan?

Ayhan Gazi Gülcü (Düşünceli): Yeterince açık, beni istiyorlar.

Yakuza Matsuya (Sakince): Bunun tek sebebi bu değil, başka sebepleri de var. Senin özel ölümcülü kullanabilme potansiyelin var. Bunu göz önüne alırsak, bu adamların asıl amaçlarını öğreniriz.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): En iyisi şimdilik zamana bırakalım, beklemek zorundayız.

Ayhan Gazi Gülcü ve Yakuza Matsuya, stadyumun önüne varırlar ve Yakuza Matsuya arabadan iner ve sonra Ayhan Gazi Gülcü’yü indirip, takım otobüsüne bindirir ve tüm takımda yavaş yavaş biner ve 7 saatlik sürecek Trabzon yolculuğu başlar.

Koç Özge Çetin (Sakince): Arkadaşlar, bugün ki rakibimiz Trabzon Hamsisi FC’dir. Bu takım çok büyük bir takım değil ama güçlerini de yabana atamayız.

Mehmet Kingx (Sakince): Koç, kızını göreceksin bundan daha güzel ne olabilir ki?

Manajer Ezgi Çetin (Sakince): Aynen.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Kızını nasıl o takıma aldılar?

Koç Özge Çetin (Sakince): Benim gözümün önünde özel ölümcül kullandı ve bende onu bir takıma yazdırdım. Keşke bu takıma koydursaydım, daha hızlı gelişirdi.

İlkhan Günyüzü (Sakince): Şimdi gençler, bizim takımda tek kız Asena Deniz rakipte çok kız vardır. Acaba birisine yanaşsam mı?

Ömür Kırmızıgül (Şakalaşır): Sahipleri vardır, seni ham falan yaparlar.

Ayhan Gazi Gülcü (Sıkılmış): Kız muhabbetini zerre sevmem.

Hasan Noyan (Sakince): Uzun yolda konuşacak çok konu var ama başta biraz sıkılmamız lazım, yoksa iyi konu çıkmıyor Ayhan.

Asena Deniz (Sakince): Sana katılmıyorum Noyan, her zaman konu çıkar merak etme Ayhan’ım.

Ömür Kırmızıgül ve Takım (Şaşırır) [Asena ve Ayhan hariç]: Ooo, havada aşk kokusu alıyorum.

Ayhan Gazi Gülcü (Sinirlenir): Yok öyle bir şey, takım arkadaşıma aşık olmak en son düşüneceğim şeydir. Sizin başka işiniz yok mu?

Asena Deniz (Sakince): Sakin olalım Ayhan.

Koç Özge Çetin (Sakince): Artık kaptanlığı konuşma zamanı geldi, Asena sen hala kaptan olmak istiyor musun?

Asena Deniz (Sakince): Aslında böyle iyiyim ama benim aklıma bir çözüm gelmediği zamanlarda yedek kaptan olarak Ayhan Gazi Gülcü’nün olmasını isterdim ama sadece isterdim diyorum, sakın onu takım kaptanı yapmayın da demiyorum.

İlkhan Günyüzü (Sakince): Kafası karışık bir kalecimiz var. Bu kalecimizin derdi başkadır arkadaş.

Asena Deniz (Sakince): Aslında kafam başka bi’yerde.

Koç Özge Çetin (Sakince): Aklın kardeşinde, umarım bugünki maçtaki tüm yapacağın kurtarışların hepsini kardeşine güçlüyüm mesajı vermelisin. O sana ve Derya’yainanıyor.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Aslında hepimiz bugün sahaya çıkarken, bu kazandığımız maçı Asena Deniz’in Kardeşine armağan edelim diyorum.

Koç Özge Çetin (Sakince): Çok güzel bir fikir.

Dedikten sonra Hamsiler Kompestrosu‘nun önüne varılır. Herkes iner ve sahaya doğru giderken bu kez Ömür Kırmızıgül’ün telefonu çalar ve arayan babasıdır.

Ömür Kırmızıgül (Şaşırır): Alo, (şaşkınlığını atar) baba.

Furkan Kırmızıgül (Sakince): Alo hayırsız evlat, bugünki maçta bir gol at ve sonra ömür boyu seni rahat bırakayım. Ayrıca, sevgilin denen kızın senin gibi futbolcu olmasından gıcık kapıyorum.

Ömür Kırmızıgül (Sakince): Çok güzel baba. Dediğini yapacağım, sadece 1 gol mü istiyorsun. Tamam, o golü senin adına rakibin kalecisinin kafasına çakarak atacağım.

Furkan Kırmızıgül (Sakince): Kolay gelsin.

Telefon Ömür Kırmızıgül’ün yüzüne kapanır. Herkes sahaya girer ve sahanın içi tıklım tıklımdır. Takımlar hazırlık için soyunma odalarına giderler.

ELMAS ORDU FC Savunma Odası

Saat: 19:00

Koç Özge Çetin (Sakince): İlk yarı normal oyunumuzu oynayalım, sonrasını da ikinci yarıda düşünürüz.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Tamamdır, koç.

Koç Özge Çetin (Sakince): Elif muhtemelen bugün ki maçta yer alacaktır, dikkatli olun.

Manajer Ezgi Çetin (Sakince): Sevindim, çocuğunu ilk defa rakip olarak görüyorsun.

Asena Deniz (Sakince): Aynen, senin dediğin gibi, ilk defa böyle oluyor. Normalde rakip olarak görmez idi.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Ezgi Çetin ile bizzat ilgileneceğim.

O sırada;

TRABZON HAMSİSİ FC Savunma Odası

Saat: 19:00

Elif Çetin (Sakince): Koç, beni bugün maça alır mısın? Anneme neler yapabileceğimi göstermek istiyorum.

Ragnar Sigurdsson (Sakince): 14 yaşındaki bebe, sahaya ana oyuncu olarak mı oynayacak?

Andreas Granqvist (Sakince): Sorun görünmüyor, dilediği gibi oynayabilir. Zoruna gittiyse, kenarda otur.

Manajer Aslısu Derya (Sakince): Tamamdır, seni alacağım ilk 11’e. Sen Ragnar Sigurdsson’ın yerine koyuyorum.

Andreas Granqvist (Sakince): Sevindim, en azından bir maçlığına da olsa senin gereksiz çenenden ve beceriksizliğinden kurtuluyorum.

Yazar Notu: Ayağa kalkıp dans etsene.

Ragnar Sigurdsson (Sakince): Diyene bak, topu aldığında kimseye pas atmayan bencil kimdi?

Elif Çetin (Sakince): Ağabeyler, lütfen kavga etmeyelim. Bugün maçımız var, odak noktamıza bakalım.

05. Bölüm Sonu

Gelecek Bölüm

Ragnar Sigurdsson (Sakince): Bugünki maça başlıyoruz ve rakip nasıl yenilir onu öğreteceğim size?

Andreas Granqvist (Sakince): Bir tutam Ragnar ve bir tutam Elif alıyoruz ve karşı takımın kalecilerini ezerek yeniyoruz.

Ayhan Gazi Gülcü (Sakince): Diyenlere bakın, ciddi misiniz? Uzatmadan gelecek bölümü mutlaka bekleyiniz. (Umursamaz) He bölümün adıysa Hamsi Trabzon’da Yenir.

Yorum yapın