Avatar: The Legend of Korra

Bugün uzun zamandır hafta içi her gün izlediğim bir seriyi bitirdim ve bu serinin adıysa Avatar: The Legend of Korra‘dır ve seri 52 bölüm sürüyor. Bu yazıda seri hakkında kendi düşüncelerimi okuyacaksınız.

Yazı İçeriği

Avatar: The Legend of Korra yazı içerisinde Avatar Korra olarak anılacaktır. Bu seriyle tanışmam sadece Nickeledeon TV kanalında görmem ve merak etmemle bir oldu. Bu sayede anime izleme sitesinden açıp, Türkçe altyazılı izledim ve serinin ana dili İngilizce ve Çincedir. Çince olan kısmı sadece elementleri sayarken konuşur ama geri kalan her yeri İngilizce olarak dublajlanmıştır.

Serinin hikaye işleyişi çoğu insan beğenmemesine rağmen, benim hoşuma gitti ve hatta oturup, devam serisini yazdırma gibi bir isteği doğurmasına sebep verdi. Bazı saçma olayları yok değil ama yine de sardırmadan izlettirmeyi başardığını söyleyebilir. En sevdiğim olay nedir dersen, Korra‘nın ruh portallarını açtığı bölümlerdir. En sevmediğim olay ise tüm bükme gücünü kaybetmesiydi o an yazara kızmadım değil ama çok geçmeden o işten kurtulur. Aklımda kalan diğer olaylar ise, Avatar Korra‘nın Unalaq‘la verdiği savaştı. O savaş gerçekten on numaraydı, Korra‘nın ruh haline geçip, Unalaq‘ı başta dövemese bile, Jinora sayesinde sağlam Korra güç kazanır ve bi’güzel pataklar. Aklımda başka kalan olay ise, Avatar Takımı‘ydı. Avatar takımı kısa sürse bile, eğlenceli olaylar dönmüştü. Hatta o dönemlerde Asami Sato, Korra‘ya bir araba sürdürmüştü, tabii faciayla bitmişti. Korra‘ya bir an önce araba sürmeyi öğrenmesi lazım demedim değil.

Serinin ortamı gerçekten çok güzel düşünülmüş, her ulusun yer ve karakter tasarımı içine çekiyor. Serideki alanların çoğu gerçek hayattan ilham alınarak yapıldığı hissine kapıldım ve asla sırıtmıyordu. Karakterlerin tasarımlarını cidden çok beğendim, özellikle beğendiğim karakterler ise, Korra, Asami Sato, Tenzin, Jinora ve Kuvira karakterleri oldukça içine çektiğini söylemek istiyorum.

Gerçi Korra Dünyayı kurtaracak, arabayla vakit öldürmesine gerek yok. İstediği yere uçarak veya meditasyon yoluyla gidiyor desem doğru olur. Son bölümü gerçekten nefesimi tuttum, o nasıl bir finaldi arkadaş, hiç nefes almadan tek solukta tükettim. Neyse ki, kitap sonlarını birleştiriyorlar diyebilirim. Son bölümdeki son kısım fena değildi, en azından iki aşıklar kavuştu. Aşk meselesine girmişken, Korra ve Mako aşkı başta iyi gidiyordu ama sonra bir şeyler ters gidince (aldatma meselesi değil), ayrıldılar. Mako şimdi sevgilisiz diyebilirim.

Hikayesini anlatmayacağım, yeterince olayları dökdüğüm için tat kaçıran bilgi verdim. Gelelim, müziklerine ve ses kalitesini eleştirmeye. Harbiden ses konusunda demem gereken şey şu, iyi ki orijinal dilinde izlemişim dedim. Müzikleri güzeldi en azından sizi o alana girmenizi sağlayabildiği için, geçer not aldı.

Karakter gelişimini çok iyi işleyememişler diye düşünüyorum, en azından Korra‘nın daha zeki bir kız olmasını falan bekledim, en azından Düşmanlardan iyi ders aldığını söylemek mümkündür. Avatar’ın ana elementi su olduğu için, biraz daha su ağırlıklı elementler beklerdim. Sanırım avatar en çok Rüzgar ile ateşi sık kullandığı için olabilir.

Son

Gelelim son düşüncelerimi yazmaya, her kötü yorumlara kulak asmazsan ve beklentinin ne olduğunu biliyorsan, oturup izlenecek bir seridir Avatar: The Legend of Korra.

Yorum yapın